Menu Close

Gözlükten ya da lensten kurtulmak isteyen hemen herkesin aklında aynı soru var. Lazer göz tedavisine uygun muyum? Bu sorunun cevabı sandığınızdan daha kişisel. Çünkü lazer göz tedavisi herkese aynı şekilde uygulanan bir işlem değil, tamamen kişiye özel bir değerlendirme süreci. İki kişinin numarası birebir aynı olsa bile biri uygun aday çıkarken diğeri çıkmayabilir.

Bu yazıda yalnızca uygunluğu belirleyen ama çoğu zaman gözden kaçan ayrıntılara da değineceğiz. Amacımız muayeneye gelmeden önce kafanızdaki soru işaretlerini azaltmak.

Lazer Göz Ameliyatı Kimlere Uygun?

Lazer göz ameliyatı kimlere uygun sorusunun en net cevabı şu: Gözünün yapısı işleme elverişli, beklentileri gerçekçi ve sağlık geçmişi engel oluşturmayan kişilere. Bunu biraz daha somutlaştıralım. Lazer göz tedavisi şu bireyler için uygundur:

Bu maddelerin hepsini karşılıyor olmanız tek başına yeterli değildir. Kesin kararı ancak detaylı bir göz muayenesi ve kornea haritalaması sonrası göz hekiminiz verebilir. Yani bu liste size bir fikir verir ama muayenenin yerini tutmaz.

Lazer Göz Ameliyatı İçin Yaş ve Numara Sabitliği Neden Önemli?

Yaş konusunda en sık duyduğunuz rakam 18. Bunun mantığı basit: Göz, kişi yetişkinliğe ulaşana kadar değişmeye devam edebilir ve numara henüz oturmamışken yapılan bir işlem, ilerleyen yıllarda kusurun yeniden ortaya çıkmasına yol açabilir.

Ancak işin sadece doğum tarihiyle ilgili olmadığını bilmek gerekir. Asıl belirleyici olan numaranın kararlı olması. 25 yaşında olup numarası her yıl artan biri, 19 yaşında olup numarası iki yıldır sabit kalan birine göre daha az uygun bir aday olabilir.

Yaşın diğer ucunda ise farklı bir gerçek var. 40 yaşından sonra yakını görme zorluğu, yani presbiyopi devreye girmeye başlar. Lazer göz ameliyatı uzağı net görmenizi sağlasa bile bu yaştan sonra okuma gözlüğüne ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu bir başarısızlık değil, gözün doğal yaşlanma sürecidir. Bu nedenle hekiminizle “uzak mı, yakın mı, yoksa her ikisi için bir denge mi” konusunu işlemden önce netleştirmeniz çok önemlidir.

lazer göz ameliyatı uygunluğu

Kornea Kalınlığı ve Göz Bebeği Boyutu

Lazer göz ameliyatında işlem doğrudan kornea üzerinde yapılır. Kornea dokusunun bir bölümü şekillendirildiği için geride kalan kornea kalınlığının güvenli sınırın üzerinde olması gerekir. Bu yüzden muayenede pakimetri denilen ölçümle korneanızın en ince noktası mikron düzeyinde değerlendirilir.

Burada önemli bir yanılgıyı düzeltelim. İnce korneaya sahip olmak otomatik olarak “uygun değilsiniz” anlamına gelmez. Hangi lazer yönteminin uygulanabileceği değişebilir ya da kornea dokusuna dokunmayan farklı seçenekler gündeme gelebilir. Yani ince kornea bir kapıyı kapatırken başka bir kapıyı aralayabilir.

Çoğu blogun atladığı bir başka kriter de göz bebeği büyüklüğüdür. Karanlıkta göz bebeği belirgin biçimde genişleyen kişilerde, işlem sonrası gece görüşünde ışık halkaları ya da parlamalar daha sık görülebilir. Geceleri sık araç kullanıyorsanız bu ayrıntı sizin için önemli olabilir. İyi haber şu ki bu durum muayenede önceden ölçülebilir ve tedavi planı buna göre şekillendirilebilir.

Göz Kuruluğu Uygunluğu Etkiler mi?

Göz kuruluğu, uygunluk değerlendirmesinde sıkça konuşulan ama yanlış anlaşılan konulardan biridir. Hafif düzeyde göz kuruluğu çoğu zaman işleme engel değildir. Sorun, ciddi ve tedavi edilmemiş kuru göz tablosudur. Böyle bir durumda işlem mevcut şikayetleri artırabilir.

Bu yüzden muayenede gözyaşı miktarınız ve kalitesi değerlendirilir. Eğer belirgin bir kuruluk varsa genellikle önce bu tablo tedavi edilir, sonra uygunluk yeniden gözden geçirilir. Yani “kuru gözüm var” demek “asla olamam” demek değildir. Çoğu zaman bu, sürecin biraz daha sabır gerektireceği anlamına gelir.

Ekran başında uzun saatler geçiren, kontakt lensi yıllardır kullanan ya da klimalı ortamlarda çalışan kişilerde göz kuruluğu beklenenden daha sık görülür. Bu profildeyseniz muayenede bu konuyu özellikle dile getirmenizde fayda var.

Mesleğiniz Karar Vermede Rol Oynar mı?

Bazı meslek grupları için belirli görme standartları ve özel kurallar bulunur. Pilotluk, bazı askeri görevler, profesyonel sporcular ve sürekli gece çalışan kişiler için uygunluk değerlendirmesi sadece tıbbi değil, mesleki gereklilikler açısından da yapılmalıdır.

Örneğin temas sporlarıyla uğraşan biri için belirli göz lazer yöntemleri daha avantajlı olabilirken, bazı kurumların kabul ettiği işlem türleri sınırlı olabilir. Eğer mesleğiniz görme keskinliğiyle doğrudan ilişkiliyse, muayene öncesinde kurumunuzun sağlık yönetmeliğini öğrenmeniz ve bunu hekiminizle paylaşmanız zaman kazandırır.

Hangi Durumlar Lazere Engel Olur?

Bazı durumlarda lazer göz ameliyatı önerilmez ya da ertelenir. Kesin engel oluşturabilecek başlıca durumlar şunlardır:

Burada gözden kaçan iki noktayı eklemek gerekir. Birincisi, sık göz ovuşturma alışkanlığı tek başına bir hastalık değildir ama korneayı zorladığı için muayenede mutlaka belirtilmelidir. İkincisi, ailesinde keratokonus öyküsü olan kişilerde değerlendirme daha titiz yapılır. Bu yüzden aile sağlık geçmişiniz de uygunluğun bir parçasıdır.

Bir hekim size lazer göz ameliyatına uygun olmadığınızı söylediyse, bu görme kusurunuzla ömür boyu yaşamak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Lazer, görme kusuru tedavisindeki tek yöntem değildir.

Kornea kalınlığı yetersiz olan ya da numarası lazer için yüksek kalan kişilerde, göz içine yerleştirilen lens uygulamaları gibi farklı seçenekler değerlendirilebilir. Önemli olan, “uygun değilim” cevabını bir son değil, doğru yöntemi bulma sürecinin bir parçası olarak görmektir. Bu noktada ikinci bir göz muayenesi ve detaylı bir bilgilendirme her zaman hakkınızdır.