Katarakt Nedir, Neden Olur? Türleri, Risk Etkenleri ve Tedavisi
Yazar: Op. Dr. Murat Ün
Göz Hastalıkları Uzmanı · Son güncelleme: · 8 dk okuma
Bu yazıda
- Katarakt nedir, katarakt ne demek?
- Göz merceği neden bulanıklaşır?
- Katarakt neden olur? Nedenine göre katarakt türleri
- Katarakt kimlerde görülür? Risk etkenleri
- Katarakt önlenebilir mi?
- Katarakt hangi belirtilerle fark edilir?
- Katarakt nasıl tedavi edilir, kendiliğinden geçer mi?
- Ne zaman göz doktoruna başvurmalı?
- Katarakt muayenesi nasıl yapılır, neler değerlendirilir?
- Sık sorulan sorular
Kataraktın neden geliştiği, hangi risk etkenlerinin sizin elinizde olduğu, neden damla ya da vitaminle değil ameliyatla tedavi edildiği ve ameliyat zamanının nasıl belirlendiği, güncel kaynaklara dayanarak.
Kısaca
- Katarakt, göz bebeğinin arkasındaki saydam doğal merceğin bulanıklaşmasıdır; gözün önünde oluşan bir zar ya da perde değildir.
- En sık neden yaşlanmadır: mercek proteinleri 40 yaş civarında bozulup kümelenmeye başlar.
- Diyabet, sigara, uzun süreli kortizon, korumasız güneş, göz travması ve geçirilmiş göz ameliyatı kataraktı erkene çekebilir.
- Kataraktı önlediği ya da gerilettiği gösterilmiş bir damla, vitamin veya ilaç yoktur; tek tedavi bulanık merceğin ameliyatla değiştirilmesidir.
- Ameliyat, katarakt okuma ve araç kullanma gibi günlük işleri kısıtlamaya başladığında planlanır; beklemek çoğu zaman göze zarar vermez.
Katarakt nedir? Gözün içinde, göz bebeğinin hemen arkasında duran saydam doğal merceğin bulanıklaşmasıdır. Işık bu bulanık mercekten geçerken dağılır ve görüntü buğulu bir camın arkasından bakıyormuş gibi silikleşir. En sık nedeni yaşlanmadır; diyabet, sigara, kortizon ve göz travması da kataraktı erkene çekebilir. Tek tedavisi, bulanık merceğin ameliyatla değiştirilmesidir.
Katarakt çok yaygındır. ABD Ulusal Göz Enstitüsü’ne (NEI) göre 80 yaş ve üzerindeki Amerikalıların yarısından fazlası ya kataraktlıdır ya da katarakt ameliyatı olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise dünyada 94 milyon kişide uzak görme bozukluğunun ya da körlüğün nedeninin katarakt olduğunu bildiriyor.
Katarakt nedir, katarakt ne demek?
Katarakt, gözün doğal merceğinin saydamlığını yitirmesidir. Halk arasında göz katarağı, “gözde perde” ya da yanlış yazımıyla “katarak” diye de anılır.
“Perde” benzetmesi yanıltıcıdır. Katarakt gözün önüne inen bir zar değil, gözün içindeki merceğin kendisinde gelişen bir değişikliktir. Bu yüzden göz yüzeyinden silinip temizlenebilecek bir tabaka gibi düşünülmemelidir.
Mercek, mercimek tanesini andıran, iki yüzü dışbükey, birkaç milimetre kalınlığında saydam bir yapıdır. Korneadan geçen ışığı retinaya ince ayarla odaklar; gençlikte şeklini değiştirerek yakına ve uzağa netlemeyi de sağlar. Mercek bulanıklaştığında retinaya ulaşan görüntü hem netliğini hem kontrastını kaybeder.
Göz merceği neden bulanıklaşır?
Merceğin saydamlığı, içindeki proteinlerin çok düzenli dizilmesine bağlıdır. Yaşla birlikte bu proteinler bozulur ve kümelenir; NEI’ye göre bu değişim 40 yaş civarında başlar.
Mercek hayat boyu büyümeyi sürdürür. Yeni lifler dış katmanlara eklenir, eski lifler merkeze doğru sıkışır. Merkez bu yüzden yıllar içinde sertleşir ve sararır. Amerikan Oftalmoloji Akademisi (AAO), 60 yaşın üzerindeki çoğu kişinin merceğinde bir miktar bulanıklık bulunduğunu, ancak görme şikâyetinin yıllar sonra başlayabildiğini belirtir.
Bulanıklığın yeri ve hızı herkeste farklıdır. Kimi kişide katarakt on yıllar boyunca hafif kalır. Kimisinde ise diyabet ya da uzun süreli kortizon kullanımıyla birkaç ay içinde belirginleşir; AAO da gençlerde ve diyabetlilerde kataraktın daha hızlı gelişebildiğine dikkat çeker.
Katarakt neden olur? Nedenine göre katarakt türleri
Kataraktların büyük çoğunluğu yaşa bağlıdır. Geri kalanlar doğuştan gelir ya da bir hastalık, ilaç, travma, ışın tedavisi veya başka bir göz ameliyatının ardından gelişir. Neden ne olursa olsun, NEI’nin vurguladığı gibi kataraktın tedavisi aynıdır: ameliyat.
| Tür | Neden olur? | Kimlerde öne çıkar? |
|---|---|---|
| Yaşa bağlı (senil) katarakt | Mercek proteinlerinin yıllar içinde bozulup kümelenmesi | Genellikle 60 yaş üzeri; en sık görülen tür |
| Doğuştan (konjenital) katarakt | Kalıtım ya da bazı sistemik ve metabolik hastalıklar; yaklaşık üçte birinde neden bulunamaz | Bebekler ve çocuklar |
| Diyabete bağlı (metabolik) katarakt | Yüksek kan şekerinin mercekte yarattığı ozmotik stres | Kan şekeri uzun süre yüksek seyredenler; daha genç yaşta görülebilir |
| İlaca bağlı katarakt | Uzun süre kullanılan kortizon (steroid) içeren ilaçlar | Astım, romatizmal hastalık ya da organ nakli gibi nedenlerle uzun süre kortizon kullananlar |
| Travmaya bağlı katarakt | Göze künt darbe, delici yaralanma, kimyasal yanık ya da elektrik çarpması | Çoğu zaman yalnız yaralanan gözde; olaydan uzun süre sonra da ortaya çıkabilir |
| Işın tedavisine bağlı katarakt | Baş, boyun ya da üst vücuda uygulanan radyasyon tedavisi | Bu bölgelere ışın tedavisi almış kişiler |
| Başka bir göz sorununa bağlı katarakt | Üveit (göz içi iltihabı), glokom ya da retina ameliyatı gibi göz içi girişimler | Bu hastalıkları ya da ameliyatları geçirmiş gözler |
Bir not: Katarakt ameliyatından aylar ya da yıllar sonra yeni merceği taşıyan kapsülde gelişen bulanıklığa da halk arasında “ikincil katarakt” denir. Bu, tablodaki türlerden farklıdır; doğal mercek ameliyatta alındığı için katarakt aynı biçimde geri gelmez ve kapsüldeki bulanıklık kısa bir lazer işlemiyle açılır.
Mercekte nerede başladığına göre: nükleer, kortikal ve arka subkapsüler
Muayenede katarakt bir de mercekteki yerine göre adlandırılır. Aynı gözde birden fazla tür bir arada bulunabilir:
- Nükleer katarakt: Merceğin merkezindeki çekirdeğin sararıp sertleşmesidir. Yaşa bağlı kataraktın en sık biçimidir ve gözü miyopa kaydırabilir.
- Kortikal katarakt: Çekirdeği saran kabukta, kenardan merkeze uzanan bulanıklıklardır. Özellikle gece farlarda kamaşma yapar.
- Arka subkapsüler katarakt: Merceğin arka yüzünde, kapsülün hemen altında gelişir. Daha genç yaşta görülebilir, diğer türlerden hızlı ilerler ve kortizon kullanımıyla ilişkilidir.
Katarakt kimlerde görülür? Risk etkenleri
Katarakt en çok 60 yaşın üzerinde görülür, ama tek etken yaş değildir. NEI ve MedlinePlus’ın saydığı risk etkenleri arasında diyabet, sigara, yoğun alkol tüketimi, ailede katarakt öyküsü, geçirilmiş göz travması ya da ameliyatı, üst vücuda radyasyon tedavisi, uzun süre korumasız güneş ve kortizonlu ilaçlar yer alır.
Bu etkenlerin bir kısmı sizin elinizde değildir; bir kısmını ise azaltabilirsiniz. Aşağıdaki tablo bu ayrımı gösteriyor:
| Risk etkeni | Değiştirilebilir mi? | Ne yapabilirsiniz? |
|---|---|---|
| İleri yaş | Hayır | 60 yaştan sonra, şikâyetiniz olmasa da bir iki yılda bir göz bebeği büyütülerek göz muayenesi |
| Ailede katarakt öyküsü | Hayır | Muayenede belirtin; çocukların göz muayenesini aksatmayın |
| Diyabet | Kısmen | Kan şekerini hekiminizin belirlediği hedefte tutun; göz muayenesi aralığını hekiminizle planlayın |
| Sigara | Evet | Bırakmak, değiştirilebilen risk etkenlerinden birini ortadan kaldırır |
| Yoğun alkol tüketimi | Evet | Azaltın |
| Korumasız güneş ışığı (UV) | Evet | UV ışınlarını engelleyen güneş gözlüğü ve geniş kenarlı şapka kullanın |
| Uzun süreli kortizon kullanımı | Kısmen | Gerekli tedaviyi kendi başınıza bırakmayın; tedavi sürerken düzenli göz kontrolü yaptırın |
| Göz travması | Çoğunlukla evet | Elektrikli alet kullanırken ve göze darbe riski olan sporlarda koruyucu gözlük takın |
| Işın tedavisi, geçirilmiş göz ameliyatı, üveit | Hayır | Düzenli göz takibi; yeni bir bulanıklığı kontrolü beklemeden bildirin |
Genç yaşta ve çocuklarda katarakt
Katarakt yalnız ileri yaşın hastalığı değildir. Diyabet, kortizon, travma ya da üveit kataraktı 30’lu ve 40’lı yaşlarda da başlatabilir; bebeklerde ise doğuştan katarakt görülebilir.
EyeWiki’nin aktardığına göre doğuştan kataraktların yaklaşık üçte biri kalıtsal, üçte biri bir sistemik hastalıkla ilişkilidir; kalan üçte birinde neden bulunamaz. Bebeğin göz bebeğinde beyaz bir yansıma, gözlerde kayma ya da ışığı takip etmeme fark ederseniz beklemeden göz muayenesi gerekir. Erken dönemde tedavi edilmeyen katarakt, görme gelişimini kalıcı olarak etkileyebilir. Gençlerde görülen kataraktın nedenlerini genç yaşta katarakt olur mu sorusunu yanıtlayan yazıda ayrıntılı bulabilirsiniz.
Katarakt önlenebilir mi?
Kataraktı tamamen önleyen bir yöntem bilinmiyor. EyeWiki, hiçbir ilaç tedavisinin kataraktı önlemede ya da tedavi etmede etkili olduğunun gösterilmediğini belirtir. Yapılabilecek olan, bilinen risk etkenlerini azaltarak kataraktın erken başlamasını ya da hızlanmasını geciktirmeye çalışmaktır.
- Güneşten korunun: AAO, gözleri güneş ışığından korumanın kataraktın gelişimini yavaşlatmaya yardım edebileceğini belirtir. UV korumalı güneş gözlüğü ve geniş kenarlı şapka bunun en kolay yoludur.
- Sigarayı bırakın: Sigara, kaynakların tamamında sayılan ve tamamen sizin elinizde olan bir risk etkenidir.
- Diyabeti kontrol altında tutun: Kan şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi kataraktı erkene çeker ve hızlandırır.
- Kortizonlu ilaçları yalnız hekim önerisiyle kullanın: Kızarıklık ya da kaşıntı için kortizonlu göz damlasını kendi başınıza kullanmayın. Bu damlalar kataraktı hızlandırabildiği gibi göz tansiyonunu da yükseltebilir.
- Gözünüzü darbeden koruyun: Matkap, taşlama makinesi ya da raket sporları gibi göze darbe riski olan işlerde koruyucu gözlük takın.
- Dengeli beslenin: NEI ve MedlinePlus meyve, sebze, yeşil yapraklı sebze, kuruyemiş ve tam tahıldan zengin bir beslenme önerir; ancak beslenmenin kataraktı önlediği kanıtlanmış değildir.
İnternette “kataraktı eriten damla”, bitkisel karışım ya da vitamin takviyesi diye sunulan ürünlerin insanda kataraktı gerilettiği gösterilmemiştir. Göze evde hazırlanmış bir karışım damlatmak ise enfeksiyon ve kornea hasarı riski taşır.
Katarakt hangi belirtilerle fark edilir?
Yaşa bağlı katarakt genellikle ağrısız ve yavaş ilerler; ilk işaretler buğulu görme, ışıkta kamaşma, gece görmede zorlanma ve solan renklerdir. Başlangıçta hiçbir şikâyet olmayabilir.
- Gözlüğü silseniz de geçmeyen buğulu, sisli görme
- Güneşte ve gece farlarda artan kamaşma, ışıkların çevresinde hale
- Okumak için eskisinden daha fazla ışığa ihtiyaç duyma
- Renklerin solması ya da sararması
- Gözlük numarasının kısa aralıklarla değişmesi; bazı kişilerde bir süre yakını gözlüksüz görmeye başlama
Bu belirtiler yalnız katarakta özgü değildir; sarı nokta hastalığı, diyabetik retinopati ya da kuru göz de benzer şikâyetler yapabilir. Bulanıklığın nedenini göz muayenesi ayırt eder. İyi gören göz diğer gözdeki kataraktı uzun süre gizleyebildiği için iki gözün ayrı ayrı test edilmesi de önemlidir.
Katarakt nasıl tedavi edilir, kendiliğinden geçer mi?
Katarakt kendiliğinden geçmez ve damlayla gerilemez. MedlinePlus’ın ifadesiyle kataraktı gidermenin tek yolu cerrahidir: bulanık mercek alınır ve yerine kalıcı, şeffaf bir göz içi mercek (İOL) yerleştirilir.
Bugün standart yöntem fakoemülsifikasyondur, kısaca fako. Korneadaki birkaç milimetrelik bir kesiden girilen ultrason probu bulanık merceği küçük parçalara ayırıp emer; katlanabilir yeni mercek aynı kesiden kapsülün içine bırakılır. Yöntemin ayrıntıları fako yöntemiyle katarakt tedavisi sayfasında, ameliyat gününün adım adım akışı ise katarakt ameliyatının nasıl yapıldığını ve ne kadar sürdüğünü anlatan yazıda yer alıyor.
Ameliyat ne zaman yapılmalı?
Tanı konduğu gün ameliyat olmak gerekmez. NEI’ye göre erken dönemde yeni bir gözlük, daha güçlü aydınlatma, kamaşmayı azaltan güneş gözlüğü ve büyüteç işinizi görebilir; beklemek çoğu zaman göze zarar vermez. Ameliyat; okumak, araç kullanmak ya da televizyon izlemek gibi günlük işler zorlaşmaya başladığında gündeme gelir.
Bekleme süresi sınırsız da değildir. Çok ilerleyip sertleşen katarakt ameliyatı teknik olarak zorlaştırabilir, seyrek de olsa göz tansiyonunu yükseltebilir. Uzun süre ertelenen kataraktın yol açabileceği sorunları katarakt tedavi edilmezse ne olur yazısında bulabilirsiniz.
Hangi mercek takılır?
Merceğin tipi ameliyattan önce, ölçümlerinize ve görme beklentinize göre seçilir. En sık kullanılan, tek bir mesafeye, çoğunlukla uzağa odaklanan monofokal mercektir; bu mercekle okuma ve yakın işler için genellikle gözlük gerekir. Astigmatı düzelten torik mercekler ve birden fazla mesafeyi hedefleyen akıllı mercekler de seçenekler arasındadır, ancak her göz bunlara uygun değildir. Uzak odaklı seçeneğin ayrıntıları monofokal lensle katarakt tedavisi sayfasında anlatılıyor.
Şeker hastası katarakt ameliyatı olur mu?
Evet. Diyabet katarakt ameliyatına engel değildir; diyabetlilerde katarakt daha erken gelişebildiği için ameliyat daha sık gündeme gelir. Ameliyattan önce kan şekerinin dengede olması ve retinanın diyabetik retinopati ile makula ödemi açısından incelenmesi gerekir. Retinada diyabete bağlı bir sorun varsa, ameliyattan beklenen görme kazancını bu sorunun derecesi de belirler ve kontroller daha sık planlanır.
Ne zaman göz doktoruna başvurmalı?
Görmenizde yavaş bir bulanıklaşma, kamaşma ya da sık değişen gözlük numarası fark ettiğinizde planlı bir göz muayenesi yeterlidir. Ani görme kaybı, ağrı ya da görüşe inen perde ise katarakt belirtisi değildir ve aynı gün değerlendirilmelidir.
Planlı muayene için şu durumlar yeterli bir nedendir:
- 60 yaşın üzerindeyseniz, şikâyetiniz olmasa da bir iki yılda bir (NEI önerisi)
- Diyabetiniz varsa ya da uzun süredir kortizonlu ilaç kullanıyorsanız
- Gece araç kullanırken farlar artık güvensiz hissettiriyorsa
- Yeni yaptırdığınız gözlük bile netlik sağlamıyorsa
Şu belirtilerde ise beklemeden acil göz muayenesine başvurun:
- Bir gözde aniden azalan ya da kaybolan görme
- Ağrılı ve kızarık göz; ışıkların çevresinde halkalar, bulantı
- Yeni başlayan ışık çakmaları, çok sayıda uçuşan nokta, görüşün bir kısmını kapatan gölge
- Bebek ya da çocukta göz bebeğinde beyaz yansıma
Katarakt muayenesi nasıl yapılır, neler değerlendirilir?
Katarakt tanısı ağrısız bir göz muayenesiyle konur; muayene aynı zamanda bulanıklığın başka bir nedeni olup olmadığını araştırır. Op. Dr. Murat Ün’ün Kadıköy Bağdat Caddesi’ndeki muayenehanesinde katarakt muayenesi genellikle şu sırayla ilerler:
- Şikâyetleriniz ve günlük görme ihtiyaçlarınız konuşulur: araç kullanma, okuma, ekran başında çalışma.
- Her gözün görme keskinliği ve gözlük numarası ayrı ayrı ölçülür; gerekirse kamaşma testi yapılır.
- Yarık lamba (biyomikroskop) ile merceğe bakılır; kataraktın yeri, tipi ve sertliği değerlendirilir.
- Göz tansiyonu ölçülür.
- Göz bebeği büyütülerek retina, sarı nokta ve görme siniri incelenir; gerektiğinde sarı nokta bölgesi OCT ile görüntülenir.
- Ameliyat düşünülüyorsa biyometri yapılır: gözün uzunluğu ve kornea eğriliği ölçülerek takılacak merceğin gücü hesaplanır.
Göz bebeğini büyüten damlalar birkaç saat bulanık görme ve ışığa hassasiyet yapar; muayeneye araç kullanmadan gelmeniz rahat eder. Muayenenin sonunda kataraktın takip mi ameliyat mı gerektirdiği ve hangi mercek seçeneklerinin konuşulabileceği netleşir. Tanıdan mercek seçimine kadar genel çerçeve katarakt tedavileri sayfasında özetleniyor.
Sık sorulan sorular
Katarakt bir gözden diğerine geçer mi?
Hayır. Katarakt bulaşıcı değildir ve bir gözden diğerine yayılmaz. Yaşa bağlı katarakt çoğu zaman iki gözde de gelişir, ancak gözler aynı hızda ilerlemez; bir gözde belirgin, diğerinde başlangıç düzeyinde katarakt sık görülür. Travmaya ya da göz içi iltihabına bağlı kataraktlar ise yalnız etkilenen gözde ortaya çıkabilir.
Katarakt kör eder mi?
Tedavi edilmeyen katarakt zamanla ağır görme kaybına yol açabilir; çok ileri evrede göz yalnız ışığı ve büyük şekilleri seçer. Dünya Sağlık Örgütü kataraktı dünyada görme kaybının önde gelen nedenleri arasında sayar. Kataraktın yol açtığı görme kaybı ise çoğu zaman geri döndürülebilir: bulanık mercek ameliyatla değiştirildiğinde, gözde başka bir hastalık yoksa görme genellikle belirgin düzelir.
Katarakt kalıtsal mı?
Ailede katarakt öyküsü, kataraktın bilinen risk etkenlerinden biridir; ancak yaşa bağlı katarakt tek bir genle aktarılan bir hastalık değildir. Doğuştan kataraktlarda kalıtımın payı daha büyüktür: bu kataraktların yaklaşık üçte biri ailesel geçişlidir. Ailenizde katarakt varsa bunu muayenede söyleyin ve çocuklarınızın göz muayenesini aksatmayın.
Katarakt ile glokom aynı şey mi?
Hayır. Katarakt göz merceğinin bulanıklaşmasıdır ve ameliyatla düzelir. Glokom (göz tansiyonu) ise görme sinirinin, çoğu zaman göz içi basıncıyla ilişkili olarak hasar görmesidir; kaybedilen görme geri gelmez, tedavi hasarın ilerlemesini durdurmayı hedefler. İkisi aynı gözde birlikte bulunabilir; bu yüzden katarakt muayenesinde göz tansiyonu ve görme siniri de incelenir.
Gözde katarakt ameliyatı kaç günde iyileşir?
Çoğu kişi ameliyattan sonraki birkaç gün içinde daha iyi görmeye başlar; batma ve ışığa hassasiyet genellikle bir iki günde azalır. Gözün tamamen iyileşmesi ise birkaç hafta sürer. Bu dönemde reçete edilen damlalar düzenli kullanılır, göz ovulmaz ve kontrollere gidilir. Kalıcı gözlük numarası göz dengelendikten sonra belirlenir.
Katarakt yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu mu?
Mercekteki yaşa bağlı değişiklikler herkeste olur; Amerikan Oftalmoloji Akademisi 60 yaşın üzerindeki çoğu kişinin merceğinde bir miktar bulanıklık bulunduğunu belirtir. Ancak her bulanıklık görmeyi bozacak düzeye ulaşmaz ve ilerleme hızı kişiden kişiye değişir. Sigara, korumasız güneş ve kontrolsüz diyabet gibi etkenleri azaltmak, kataraktın erken başlamasını ve hızlanmasını geciktirmeye yardım edebilir.
Kaynaklar
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
Katarakt
Bunlar da ilginizi çekebilir

Katarakt8 dk okuma
Katarakt Ameliyatı Ne Kadar Sürer, Nasıl Yapılır? Adım Adım Süreç
Ameliyat masasında geçen süre kısadır; zamanın çoğu hazırlıkta ve gözlemde geçer. Ölçümlerden eve dönüşe kadar her aşama, süreyi uzatabilen durumlar…

Katarakt10 dk okuma
Katarakt Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bandajın ne zaman çıkarıldığından damla takvimine, banyodan kontrol günlerine kadar ameliyat sonrası ilk haftaları adım adım anlatıyor; enfeksiyon ve mercek…

Katarakt6 dk okuma
Katarakt Ameliyatı Ne Zaman Yapılmalı?
Katarakt teşhisi konulan pek çok kişinin aklındaki ilk soru aynıdır. “Ameliyat olmam şart mı, daha bekleyebilir miyim?” Bu sorunun yanıtı…